Kalsiyum bazlı dolgu, medikal estetik uygulamalarında yüz hatlarının desteklenmesi, belirli bölgelerde oluşan hacim kaybının azaltılması ve cilt yapısının desteklenmesi amacıyla kullanılan enjekte edilebilir dolgu seçeneklerinden biridir. Bu uygulamalarda temel içerik olarak genellikle kalsiyum hidroksiapatit (CaHA) adı verilen biyouyumlu bir materyal kullanılır.
Kalsiyum hidroksiapatit, insan vücudunda kemik ve dişlerin mineral yapısında da bulunan kalsiyum ve fosfat temelli bir bileşiktir. Medikal estetikte kullanılan formunda ise mikroskobik CaHA parçacıkları jel yapısındaki bir taşıyıcı içerisinde bulunur.
Kalsiyum bazlı dolguları klasik dolgu uygulamalarından ayıran önemli özelliklerden biri, yalnızca uygulandığı bölgeye hacim kazandırmayı hedeflememesidir. Uygun teknikle gerçekleştirilen uygulamalarda kalsiyum hidroksiapatit mikroküreleri cilt dokusundaki kolajen oluşumunu destekleyebilir. Bu nedenle kalsiyum bazlı dolgular aynı zamanda biyostimülan dolgu olarak da değerlendirilebilir.
Uygulamanın nasıl planlanacağı; kişinin yüz anatomisine, yaşına, cilt yapısına, hacim kaybının bulunduğu bölgeye ve elde edilmek istenen sonuca göre değişiklik gösterebilir.
Kalsiyum Bazlı Dolgu Nasıl Etki Eder?
Kalsiyum bazlı dolgunun etkisi iki farklı mekanizma üzerinden değerlendirilebilir. İlk aşamada ürünün içerisinde bulunan taşıyıcı jel, uygulandığı bölgeye destek ve belirli ölçüde hacim kazandırır. Böylece yüz konturlarında uygulamanın hemen ardından değişiklik fark edilebilir.
İkinci aşamada ise kalsiyum hidroksiapatit mikroküreleri çevresindeki dokuyla etkileşime girerek fibroblast aktivitesini ve yeni kolajen oluşumunu destekleyebilir. Taşıyıcı jel zaman içerisinde vücut tarafından parçalanırken dokudaki kolajen yapılanmasının devam etmesi, uygulamanın yalnızca klasik bir hacim dolgusu gibi değerlendirilmemesinin temel nedenidir.
Uygulamanın etkisi kullanılan ürün miktarına, enjeksiyon tekniğine ve tedavinin amacına göre farklılık gösterebilir. Bazı uygulamalarda temel hedef yüzün belirli noktalarına yapısal destek sağlamakken bazı uygulamalarda cilt kalitesini desteklemek ön planda olabilir.
Kalsiyum Bazlı Dolgu Hangi Bölgelere Uygulanır?
Kalsiyum bazlı dolgunun uygulanacağı bölge kişinin ihtiyacına göre hekim tarafından belirlenmelidir. Ürünün yapısı nedeniyle her yüz bölgesinde aynı şekilde kullanılması uygun değildir.
Kalsiyum hidroksiapatit içerikli dolgular özellikle şu bölgelerde değerlendirilebilir:
- Çene hattının desteklenmesi
- Çene ucunun şekillendirilmesi
- Alt yüz konturunun belirginleştirilmesi
- Yanak ve orta yüz bölgesinin desteklenmesi
- Nazolabial çizgilerin görünümünün azaltılması
- Yaşa bağlı bazı hacim kayıplarının giderilmesi
- El sırtındaki hacim kaybının desteklenmesi
- Uygun tekniklerle belirli bölgelerde cilt kalitesinin artırılması
Kalsiyum bazlı dolgu uygulamalarında amaç yalnızca yüze daha fazla hacim vermek değildir. Yüzün doğal oranlarının korunması ve ihtiyaç bulunan alanların kontrollü şekilde desteklenmesi önem taşır.
Özellikle ince derili ve hareketliliğin fazla olduğu bölgelerde ürün seçiminin dikkatli yapılması gerekir. Bu nedenle uygulanacak dolgu materyali yalnızca kişinin istediği bölgeye göre değil, o bölgenin anatomik özelliklerine göre de belirlenmelidir.
Kalsiyum Bazlı Dolgu ile Hyalüronik Asit Dolgu Arasındaki Fark Nedir?
Kalsiyum bazlı dolgu ile hyalüronik asit dolgular aynı amaçlarla kullanılabilse de içerikleri ve etki mekanizmaları birbirinden farklıdır.
Hyalüronik asit dolgular temel olarak uygulanan bölgeye hacim kazandırmak, yüz konturlarını şekillendirmek ve bazı çizgilerin görünümünü azaltmak amacıyla kullanılır. Hyalüronik asit aynı zamanda su tutma kapasitesi yüksek bir moleküldür.
Kalsiyum hidroksiapatit dolgular ise hacim ve yapısal desteğin yanında kolajen üretimini destekleyen biyostimülan özellik gösterebilir. Bu nedenle özellikle yüzün belirli alanlarında daha güçlü yapısal destek veya cilt kalitesinin desteklenmesi hedeflendiğinde değerlendirilebilir.
İki dolgu arasındaki önemli farklardan biri de geri dönüş sürecidir. Hyalüronik asit içerikli dolgular gerektiğinde hyalüronidaz enzimi kullanılarak çözülebilir. Kalsiyum hidroksiapatit ise hyalüronidaz ile eritilemez. Bu nedenle CaHA uygulamalarında doğru hasta seçimi, uygun ürün miktarı ve doğru enjeksiyon planlaması daha da önem kazanır.
Hangi dolgu türünün daha uygun olduğu kişinin ihtiyacına ve uygulama bölgesine göre hekim tarafından belirlenmelidir.
Kalsiyum Bazlı Dolgu Nasıl Uygulanır?
Kalsiyum bazlı dolgu uygulamasından önce kişinin yüz anatomisi ayrıntılı olarak değerlendirilir. Hacim kaybının bulunduğu bölgeler, cilt kalitesi ve yüzün genel oranları incelenerek uygulama planı oluşturulur.
İşlem öncesinde uygulama yapılacak alan temizlenir ve gerekli durumlarda lokal anestezik ürünlerden yararlanılabilir. Dolgu materyali belirlenen anatomik noktalara iğne veya kanül yardımıyla kontrollü şekilde uygulanır.
Uygulama derinliği ve kullanılacak ürün miktarı tedavi edilen bölgeye göre değişebilir. Yapısal destek amaçlanan uygulamalar ile cilt kalitesini desteklemeyi hedefleyen uygulamalarda kullanılan teknik aynı olmayabilir.
İşlem sonrasında kişinin yüz oranları yeniden değerlendirilir. Gerekli görülmesi halinde kontrol muayenesinde uygulamanın sonucu ve dokudaki değişim takip edilebilir.
Kalsiyum Bazlı Dolgu Kimler İçin Uygun Olabilir?
Kalsiyum bazlı dolgular özellikle yaşa bağlı hacim kaybı yaşayan, yüz konturlarının desteğini kaybettiğini düşünen veya cilt kalitesinin desteklenmesini isteyen yetişkinlerde değerlendirilebilir.
Özellikle alt yüzde gevşeme, çene hattında belirginlik kaybı veya orta yüzde yapısal destek ihtiyacı bulunan kişiler uygun adaylar arasında olabilir.
Ancak her kişi kalsiyum hidroksiapatit dolgu için uygun olmayabilir. Gebelik ve emzirme döneminde bulunan kişilerde, aktif enfeksiyon veya uygulama bölgesinde inflamasyon bulunan kişilerde işlem ertelenebilir. Bazı bağışıklık sistemi hastalıkları, kullanılan ilaçlar veya kişinin tıbbi geçmişi de uygulama kararını etkileyebilir.
Bu nedenle işlem öncesinde kişinin sağlık öyküsünün hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Kalsiyum Bazlı Dolgu Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
Kalsiyum bazlı dolgu uygulamasının ardından enjeksiyon yapılan bölgelerde hafif kızarıklık, hassasiyet, şişlik veya küçük morluklar oluşabilir. Bu etkiler genellikle enjeksiyona bağlı geçici reaksiyonlardır.
İşlem sonrasında ilk dönemde uygulama yapılan bölgeye aşırı baskı uygulanmaması önemlidir. Hekimin önerdiği süre boyunca yoğun egzersiz, sauna, hamam ve aşırı sıcak ortamlardan kaçınılması önerilebilir.
Cilt bakımı veya başka medikal estetik işlemler planlanıyorsa zamanlama konusunda uygulamayı gerçekleştiren hekimin önerileri dikkate alınmalıdır.
Dolgu sonrasında beklenmeyen şiddetli ağrı, cilt renginde belirgin değişiklik veya giderek artan farklı belirtiler ortaya çıkması durumunda ise vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Kalsiyum Bazlı Dolgunun Etkisi Ne Zaman Görülür?
Kalsiyum bazlı dolgu uygulamalarında ilk yapısal değişiklik işlem sonrasında görülebilir. Bunun nedeni ürün içerisindeki taşıyıcı jelin uygulama yapılan bölgeye destek sağlamasıdır.
Ancak uygulamanın biyostimülan etkisi daha farklı bir süreçte ortaya çıkar. Kolajen üretiminin desteklenmesine bağlı değişiklikler zaman içerisinde gelişebilir. Bu nedenle uygulamanın sonucu yalnızca işlemin hemen ardından oluşan görünüm üzerinden değerlendirilmemelidir.
Dokudaki değişimin gelişimi kişinin yaşı, cilt yapısı, uygulanan bölge, kullanılan ürün miktarı ve kişisel metabolik özelliklere göre farklılık gösterebilir.
Kalsiyum Bazlı Dolgu Kalıcı mıdır?
Kalsiyum bazlı dolgu kalıcı bir dolgu değildir. Kalsiyum hidroksiapatit ve taşıyıcı bileşenler zaman içerisinde vücut tarafından parçalanır ve emilir.
Uygulamanın etki süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Ürünün uygulandığı bölge, kullanılan miktar, kişinin yaşı, cilt yapısı ve metabolizma hızı kalıcılığı etkileyen faktörler arasındadır.
Kalsiyum bazlı dolguların önemli özelliklerinden biri, ürünün kendisi zaman içerisinde azalırken desteklenen kolajen yapılanmasının dokudaki görünümü bir süre daha etkileyebilmesidir.
Bu nedenle uygulamanın ne sıklıkla tekrarlanacağı kişiye özel olarak belirlenmelidir.
Kalsiyum Bazlı Dolgunun Yan Etkileri Var mıdır?
Her enjeksiyon uygulamasında olduğu gibi kalsiyum bazlı dolguların ardından da bazı geçici yan etkiler görülebilir. En sık karşılaşılan durumlar uygulama bölgesinde kızarıklık, hassasiyet, ödem ve morluktur.
Daha nadir durumlarda asimetri, ele gelen sertlikler veya nodül oluşumu gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Dermal dolgularda çok daha nadir ancak ciddi olabilen damar tıkanıklığı gibi komplikasyonlar da söz konusu olabilir.
Bu nedenle kalsiyum bazlı dolgu uygulamalarının yüz anatomisine hakim hekimler tarafından, uygun ürün ve doğru enjeksiyon tekniği kullanılarak gerçekleştirilmesi önemlidir.
Kalsiyum Bazlı Dolgu Uygulaması Öncesi Değerlendirme Neden Önemlidir?
Kalsiyum bazlı dolgular her yüz bölgesinde ve her kişide aynı şekilde uygulanabilecek standart işlemler değildir. Özellikle CaHA içerikli dolguların hyalüronik asit dolgular gibi enzim yardımıyla kolayca eritilememesi, işlem öncesindeki planlamayı önemli hale getirir.
Medialkent Poliklinik’te dolgu uygulaması öncesinde kişinin yüz anatomisi, cilt yapısı, mevcut hacim kayıpları ve beklentileri değerlendirilerek kişiye özel bir uygulama planı oluşturulabilir.
Amaç yalnızca belirli bir alana dolgu eklemek değil; yüzün genel oranlarını koruyarak ihtiyaç bulunan bölgelerde dengeli ve kontrollü bir destek sağlamaktır.


